Vajinismus, kadınların cinsel ilişkiye girememe durumudur. Kadında cinsel birleşmenin olduğu bölgeye vajen denir. Vajenin etrafındaki kasların istemsiz ve kontrolsüz kasılması, tüm vücutta bir kasılmanın yaşanması; korku, endişe, panik gibi duyguların hissedilmesi ile kadının eşini itmesi ve cinsel birleşmenin yaşanamaması ile sonuçlanan kadının kontrolü dışında, bilinçdışının etkisiyle yaşanan uyum bozukluğuna vajinismus denir.

Vajinismuslu kadınların büyük çoğunluğu severek ve isteyerek evlenmişlerdir, eşiyle sevişme sırasında da haz almakta ve cinsel olarak uyarılmaktadır. Ancak ilişki cinsel birleşme boyutuna geçtiğinde aniden başlayan korku, heyecan, çarpıntı ve nefes nefese kalma gibi bulgular ile kendisini kasarak bacaklarını kapatmakta, eşini iterek penisin girişine izin vermemektedir.

Eşler ilişki sırasında kendi penislerini adeta bir “duvara çarpıyormuş” “vajinanın içinde bir engel varmış” gibi hissetmektedirler. O bölgenin tamamen kapalı olduğunu dahi düşünen çiftler olabilir.

Vajinismusun Nedenleri Nedir?

Nedenleri çoğaltmak mümkündür. “Hastalık yoktur hasta vardır” deyimini anımsatıp, en sık rastladığımız,  vajinismusa yol açan, nedenleri genel olarak şöyle sıralayabiliriz.

  • Kızlık zarının çok değerli ve korunması gereken bir şey olduğu düşüncesi,
  • Cinsel kimlik bozukluğu yani eşcinsel özdeşleşme,
  • Cinsel bilgi eksiklikleri,
  • Geçmişte cinsel tacize veya tecavüze uğrama,
  • Kızlık zarının yırtılması sırasında korkunç bir acı duyulacağı fikri,
  • Ağrı ve acı duyulacağına dair korku ve inanışlar,
  • Ağrı eşiğinin düşük olması,
  • Utanma ve cinsel duygulardaki baskılanma,
  • Baskıcı ve otoriter bir baba,
  • Zayıf, güçsüz yada baskın bir anne,
  • Pasif, bağımlı yada aşırı anlayışlı koca,
  • Cinsel uyarılmada problemler,
  • Vajinal kayganlıkla ilgili problemler,
  • Cinsel isteksizlik,
  • Genç kızlık döneminde seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzı,
  • Kadının cinsel bir meta veya cinsel bir obje olarak algılanması,
  • Cinsel organın giriş yerinin bilinmemesi,
  • Kızlık zarının korunması fikrinin yaşattığı ve şartlandırdığı gerginlik,
  • Çocuklukta ve grenlikte “bacaklarını kapa”, “eteğini ört” gibi uyarılar,
  • Cinsel mitler,
  • Çocukluktan kalma korkular,
  • Cinsellik konusunda yerleşmiş yanlış ön yargılar,
  • Katı ahlak kuralları ve tabular,
  • İlk cinsel ilişki sırasında kadının canının fazla yanması,
  • Vajinanın içine herhangi bir şey giremeyecek kadar ufak olduğuna dair yanlış inançlar,
  • Aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama,
  • Görücü usulü evlenmeler,
  • Cinsel ilişkinin çok ağrılı olacağı yanlış bilgisi,
  • Bilinçdışında yaşanan suçluluk, ayıp, günah gibi fiziksel, kültürel, dinsel ve ahlaki korkular,
  • Bilinçdışına itilmiş bilinmeyen bir düşünce yada davranışın psikosomatik etkisi,
  • İlk gece korkusu,
  • Ağrılı bir jinekolojik muayene,
  • Simgesel olarak zihninde aşırı büyütülen penis yüzünden çok acı çekme veya parçalanma korkuları,
  • Geçmişte genital bölgeye gelen bir darbe yada travma,
  • Gebe kalma korkusu,
  • Çocuklukta makattan fitil kullanılması,
  • Uygun olmayan veya istenmeyen bir birliktelikte eşten sakınma,
  • Bazı enfeksiyonlar ve anormalliklerde vajinismusa yol açabilir. Bunlar: Endometriozis, kronik enfeksiyonlar, kızlık zarının gergin olması vb.

Vajinismuslu Kadınların Özellikleri Nelerdir?

O an geldiğinde vajinismuslu kadın panik atak benzeri bir durum yaşar. Eşini iter, kasılır. Korkar, bilinci açık olsa da kontrolünü yitirir, kontrol bilinçdışının eline geçer. Kişi bilinçdışı tarafından negatif bir hipnoz transı haline getirilir. Endişe, korku, kaygı duyar. Kişi zamanla aşağıdaki duygu ve düşüncelere kapılabilir

  • Duygusal tatminde azalma,
  • “Herkesin bu kadar kolay yaptığı bir şeyi ben nasıl yapamıyorum?” şeklinde suçluluk,
  • Utanç duyma,
  • Kendinden nefret etme,
  • Hayal kırıklığı hissi,
  • Aile büyüklerinin veya yakınlarının “Ne zaman çocuk sahibi olacaksınız?” soruları nedeniyle duyulan korku,
  • Zamanla meydana gelen cinsel isteksizlik vb.
  • Vajinismusulu Kadınların Ortak Özellikleri
  • Çocukluk ve gençlik yıllarında ailelerinin iyi kızlarıdırlar, yani kurallara uyan, kızgınlığı dışa vurmayan, sürekli bir kabul ihtiyacı yaşayan kadınlardır,
  • Cinsel ilişkiyi şiddet veya işgal edilme olarak görürler,
  • Fiziksel şiddete maruz kalmış veya tanık olmuşlardır, yani kasılma, şiddete karşı önlem olarak ortaya çıkmaktadır,
  • Cinsel şiddete maruz kalmışlardır,
  • Her şeyin en kötüsünü düşünürler,
  • Aileye bağımlıdırlar,
  • Ahlaki ve cinsel olarak baskıcı ve otoriter bir babaları vardır,
  • Baba-kız ilişkisinde güçlükler ve çatışmaları vardır,
  • Cinsellikten hoşlanmayan ve cinselliği bir görev gibi yapan zayıf ve güçsüz bir anneleri vardır,
  • Duygusal ve ruhsal gelişimleri sağlıklı değildir,
  • Cinselliği aşağılayan bir aile yapıları vardır yani cinsel organlardan iğrenme veya hoşlanmama, olumsuz dinsel şartlanma vb. durumlar ailelerinde sık görülen yapılardır,
  • Çocuksu bir kişilikleri vardır, çünkü bu kadınların psikoseksüel gelişimleri biyolojik yaşlarından geridedir. Yani cinsel açıdan hálá çocukturlar.
  • Cinsel ilişkiye veya penisin vajinaya girmesine karşı fobik bir korku reaksiyonları vardır, hatta bu reaksiyon hastanın bir anlamda panik atak geçirmesine neden olabilir,
  • Kontrolsüz davranışları vardır,
  • Bedenlerinden hoşnut olmazlar,
  • Ya çok çabuk güvenirler ya da güven duymada zorlanırlar, güven duyguları zedelenmiştir,
  • Çocukluk çağından kalma korkuları sık yaşarlar,
  • Kaygılı ve tedirgin ruh halleri vardır,
  • Çocukluklarında ve genç kızlıklarında ailevi sorunları vardır,
  • Yetişkinliği ve evliliği kabul etmede güçlük çekerler,
  • Genellikle düşük sosyo-ekonomik ve eğitim düzeyleri vardır,
  • Kentli kadınlarda daha az, kırsal kesim kadınlarında biraz daha çok görülür,
  • Okşanmaktan hoşlanırlar hatta klitoris uyarılması ile orgazm olabilirler,
  • Uyuyan Güzel: Kocalarıyla kardeş gibi yaşayan, çocuksu kadınlardır. Ailelerine bağımlı ve ebedi öğrenci olurlar.
  • Savaşçı: Seksi, karşı cinsler arası mücadele gibi görürler. Kadınlığın zayıflık ve pasiflik olarak algılanışı acı verir.
  • Kraliçe Arı: Cinselliği reddederler. Erkeği yalnız soyun devamı için isterler. Onlar için cinsellik kirli ve aşağılayıcıdır.
  • İyi Kız Sendromu: İlk kez 1976 yılında G.C.MOULTON tarafından okullarında başarılı ve ebeveynleriyle hiçbir ciddi çatışmaları olmayan, edilgen, itaatkâr, boyun eğen, yumuşak başlı kadınların ortak özellikleri tanımlamak için kullanılan bu sendrom; çeşitli kültürlerde erkek ve kız çocukları için kalıplaşmış toplumsal farlılıkları ve inançları esas alır. Yani kız çocuklarının daha uysal, daha söz dinleyen, daha güvensiz, daha yardıma ihtiyaç duyan, başarıya daha az önem veren, daha duygusal, ezbere ve tekrara dayalı işlerde daha yetenekli oldukları düşünülürken; yüksek bilgi işlem düzeyi ve yaratıcılık gerektiren işlerde daha başarısız oldukları kabul edilir. İyi kız sendromu ile birçok cinsel işlev bozukluğu arasında bağlantı vardır. Cinsel terapi için başvuran orgazm olamayan kadınların çoğunun çocukluklarında veya genç kızlıklarında kendilerini iyi kız olarak tanımlamaları hiç şaşırtıcı değildir.

Vajinismusun Görülme Sıklığı Nedir?

Batılı kaynaklarda nadiren bildirilen vajinismus ülkemizde oldukça sık görülmektedir. Bu konuda yapılan kapsamlı bir araştırma yoktur ama ülkemizde vajinismusun %10 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Ama daha önemlisi cinsel işlev bozukluğuyla başvuran kadınların %56-73’ını vajinismuslu kadınlar oluşturmaktadır.

Vajinismus Tanısı Nasıl Konur?

Vajinismus genelde cinsel yaşamın başlangıcında, ilk cinsel birleşme denendiği andan itibaren ortaya çıkar. Çok daha seyrek olarak jinekolojik muayene veya benzeri deneyimlerden sonra gelişir.

Vajinismus toplumda iyi bilinmeyen bir cinsel sorundur. Çünkü bu durumla karşılaşan çiftler bunun bir tek kendilerinin başına geldiğini düşünmekte ve saklama eğilimi içinde olmaktadır. Ya da nereye başvuracaklarını bilememekte ve kendiliğinden düzelmesini beklemektedirler. Öncelikle jinekologlara başvurmaktadır. Oysa bu kadınların jinekolojik muayenesi zaten zor, bazen de olanaksızdır. Çünkü muayenede vajinal girişe yaklaşıldığında sıklıkla korku, kasılma, bacakların kapanması tepkisi ortaya çıkar. Jinekolojik muayene yapılıp, kadına yalnızca normal olduğu, ya da korkacak bir şeyi olmadığı söylendiğinde ise çiftin çaresizliği daha da artmaktadır.

Vajinismuslu Hastalar Ne Zaman Tedaviye Başvuruyorlar?

Vajinismus bundan 10 yıl önce daha az bilinen ve konuşulan bir hastalıktı, başlarına geldiklerinde insanlar ne yapacaklarını,  nereye başvuracaklarını bilmiyorlardı. Son yıllarda internet, yazılı ve görsel medya sayesinde insanlar vajinismusu tanıyorlar ve tedaviye daha erken başvuruyorlar.

Bazı vajinismuslu çiftler bu durumu saklama ve kendiliğinden düzeleceğini bekleme eğilimi içinde olmaktadır. Ancak çiftin çocuk sahibi olmak istemesi ve aileleri öğrendiğinde bu konuda üzerlerine gitmesi onları tedavi arayışına sürüklemektedir.